O site senin bu site benim diye dolanırken karşıma çıkıverdi concept-cars
.org adlı site. Bir de bu site yayınlanmış harika bir yazı !
Dünya'nın en iyi en güzel polis arabaları. Listeyi baştan aşağıya kadar
bakarken biran içime bir korku düştü acaba bizim türkiye'nin o meşhur
renault (reno) arabaları da çıkacak mı diye Neyse ki yoktuk listede. Ama insan hakikaten özeniyor millete !! İtalya'dan LamborghiniGallardo, Amerika'dan Dodge Magnum, İngiltere'den Lotus Exige diye liste uzayıp gidiyor. Detaylara buradan ulaşabilirsiniz.
Bir fantezi futbol olayıdır gidiyor, önce ntv sonra milliyet şimdi de cnnturk fantezi futbolla bizleri ödül yağmuruna tutuyorlar , tabii ben kazanabiliyor muyum ? Tabii ki de hayır . Gerçi futboldan iyi anlarım ama heralde bu tarz oyunlarda çok daha iyi anlamak gerekiyor anlaşılan. Haftanın birincisine toshiba'dan dvd player kaydedici ,yıl sonunda birinci olana da yine toshiba'dan laptop ödül olarak belirlenmiş. Oyunda ,üye olduktan sonra klasik olarak size verilen parayla futbolcuları alıyorsunuz,takım dizilişi ,teknik direktör seçimi gibi klasik bölümleri de bitirdikten sonra yüksek puan almayı ümid ediyorsunuz vs.. vs.. oyunu oynamak istiyenler buradan cnntürk fantezi futbola geçiş yapabilirler.
Tasarımsal boşluk yazısından sonra, zorda olsa yeni bir temaya geçtim , tasarımsal olarak sorunlu gerçi. Çünkü bir türlü header ve sidebar bölümlerinde ki linklerin rengini değiştirmeyi başaramadım Hepsi aynı olunca da haliyle beni rahatsız etmeyi başardılar, bunun yanı sıra temanın alt kısmına bir footer ekledim ve etiketlerin rengini değiştirdim . Bunların dışında bir kaç ufak tefek daha değişiklik yapacağım ama ana hat budur, bir de başka bir sitenin kaynak kodlarını görüntüleyeceğim header ve sidebar linkleri için
Bu kullandığım ikinci tema ama bunda da aradığımı bulamadım gibi. Belli bir yerden sonra temadan sıkılıyor muyum ne :) Şöyle ilk kullandığım temanın ki bu Qwilim 'in klasikleşen wordpress teması oluyor, sadece görsel açıdan güzelleştirmeyi planlıyorum ama biraz cebelleşme şeklinde oluyor bu olay. Belli bir süre sonra insan uğraşmayınca <img src> hatta target=_'blank' tarzı kodları da unutuyor. Hatırlaması da ayrı bir dert oluyor zaten. Eh tabii tüm bunların yanına paint ve photoshop kırması resim işleme programlarını da katınca erteleniyorda erteleniyor farklı bir tema kullanımı.
Bilgisayar dergilerinden, cd 'lerden ve ders kitaplarından boğulan
odama biraz dekoratif katmak amacı ile ikea'dan gidip bambu aldım ama
bir türlü kesmedi bu beni ve bu seferde ne katsam ne katsam diye
düşünürken akvaryum içinde dolanacak olan balıklar fikri geldi. Şöyle
monitörün yanında hoş dururdu hani. Huyum kurusun telefon,dvd player
hatta mp3 player ve modem bile alırken didik didik ederim interneti.
Daha önce aynı modeli alanların yorumlarını okumak çok zevkli bir iş
:) Neyse gene balık ve akvaryum alacam ya başladım dolanmaya nette.
Ama bu sefer çok harika bir site ile karşılaştım , akvaryum ve balıklar
hakkında muazzam bir bilgi hazinesi olan onunda yarışmalar bile
düzenleyen akvaryum.com :) Site son derece zengin,
hastalıklar,yemler,akvaryum sözlüğü ve akvaryum ürünlerine kadar
aklınıza takılabilecek her türlü soruyu sanki önceden bilmişlerde
sitelerine koymuşlar . Eğer sizde balık ve akvaryum almak veya bunlar
hakkında bilgi edinmek istiyorsanız ziyaret edebilirsiniz akvaryum.com
adresini . Hehee şimdi alacağım balıklara isimde takmam lazım dimi, "şansal - erman "
Dün akşam her ne kadar hırslı oynamış olsakta,Avrupa 2008 yolculuğumuza devam etsekte , ele geçen gol fırsatlarını değerlendirememiş olmamız ve organize olamayan bir milli takım gördüm gibi geldi bana :) Kanat bindirmesi olmadan,rakibi presle ile boğamayan, rakip ceza sahası içinde baskı uygulayıp defansı rahatsız edemeyen ve en önemlisi takım olamadan Portekiz, İsveç, Hollanda, İtalya, Almanya, Fransa gibi takımlar karşısında final oynamamız bu yılda çok zor gibi gözüküyor. Bir de tezahüratlara taktım maçı izlerken, halen daha bir eziklik duygusu varmış gibi " Avrupa Avrupa Duy Sesimizi Bu Gelen Türklerin Ayak Sesleri" gibi milattan kalma destek çığlıkları vardı. Yahu biz değil miydik Dünya Kupasın'da 3.'lük yaşayan. Bir de yenilseydik Fatih Terim'in durumda olmak istemezdim :) Yusuf ve Gökhan Ünal niye oynatılmadı , tandemde Servet'in ne işi vardı, ne diye tek forvetle maça çıktık gibi adamı bunaltan soruların ardı arkası kesilmezdi ! Ama neyse ki şimdilik böyle bir sorun olmadı ve güle oynaya Avrupa 2008 Şampiyonası'na katıldık. Umarım oyncularımız da birbirlerine alışır maçlar başlayana kadar ve Avrupa 2008 'de yeni bir destan daha yazarız !
FaceBook sağolsun ilkokul arkadaşlarımı çıkarttı karşıma. Aradan geçen yıllardan sonra söyleseler inanmazdım ama gevur icadı facebook beni onlarla yeniden birleştirdi diyebilirim. Önümüzdeki bayramda da görüşecez zaten, herkesin o kadar çok anlatacak anısı var ki , en önemlisi de toplanıp ilkokul öğretmenimize ziyaret edecek olmamız. Şimdiden heyecan sarıyor insanın içini, birde herkes o kadar çok değişmiş ki resimlere baktıkça yıllara düşman olası geliyor insanın. Arayın sizde okumuş olduğunuz ilkokul veya ortaokul adını olmadı arkadaşlarınızın ismini aratın ,mutlaka birilerini bulacaksınız
Jottings.com sitesi en eski 100 domain adını listelemiş, bugünün hatrı sayılır büyük şirketleri daha o zamanlardan internet sitesi ile haşır neşir olmuşlar. Sözün özü biz anca AB 'ye gireceğiz diye daha yeni yeni internet sitesi oluşturuyoruz :)
İlkokul yıllarımda bir kitap günü mü ne vardı, herkes hoşuna giden
kitapları alıyordu okumak için kimi "Kaşağı" kimi "Beyaz Diş" vs. gibi
kitaplara atlardı ben de Muzaffer İzgü'nün " Okula Giden Robot " adlı
kitabını almıştım, tabii sonra da yazarına imzalatmıştık falan filan.
Daha o zamanlardan alışkanlıktı ,okulu ekmek (kırmak) bana tarifi
anlatılmaz bir haz veriyordu, haliyle böyle bir kitap benim için
bulunmaz bir hint kumaşıydı, neyse bu ayrı bir konu :)
İşte
bugün o kitaba rastladım evin gözden uzak köşelerinde bir yerde
duruyordu. Tozlanmış bir şekilde öylece bana bakıyordu sanki
çocukluğum, o eski yılların güzelliği. Şimdiye bakınca insan ister
istemez bir iç geçiriyor nerede o günler diyesi geliyor ki bu sefer de
büyüklerimizin nerede o bayramlar lafı düşüyor aklıma,heralde diyorum
haklılar bir yerde. İnsanın geçmişe dönüşü olmuyor ama hep ileriye de
gitmek istemiyor işte !